8 Nisan 2013 Pazartesi

Ben Ölene Kadar / Until I Die - Amy Plum



   Amy Plum'ın paranormal üçlemesinin ikinci kitabı olan Until I Die, ilkini aratmayacak lezzette bir kitaptı. Okuyalı çok oldu ama ancak yazabiliyorum, affınıza sığınarak.
 
   Die For Me'den çok daha heyecanlı bir yerde bitti ve beni tam anlamıyla sinir etti. Beklemek sinir bozucu...
   Until I Die, Die For Me'nin gölgesinde kalmayacak bir olay örgüsüne sahip. İkizler gidince çok endişelenmiştim sıkıcılaşacak diye ama öyle olmadı. İkizlerin yokluğunda yardımcı olmak için kadim geri dönenler Violette ve Arthur eve yerleşti.
   Vincent'ın başında ölmeye direnme diye bir dert var zaten, üstüne bir de Şampiyon/Fatih diye bilinen eski kehanet yüzünden Numalar ortalığı karıştırıyor; ve Kate Vincent'a ölme sorununda yardım edebilmek için yaptığı bir araştırma yüzünden Şampiyon belasına Numaların hedefi oluyor.
   Bu sırada bir de içeride hain var ve iş işten geçmek üzere. Çünkü Şampiyonu bulmak için her şeyi yapmaya hazır olan Numalara birisi yalnızca Bardiaların bilebileceği sırları yumurtluyor. Sorun şu ki sızan bilgiler Numaları direkt Vincent'a çekiyor. 
   Hain için iki baş şüpheli var: Arthur ve Violette. Ancak ikisi için de hain olduğunu söylemeye kalkınca, durum biraz garipleşiyor. İkisi de hem çok şüpheli hem imkansız.

   Ve tabiki Vincent'la Kate'in romantizmi, bana kendini o tatlı gülümsemeyle okuttu yine...
  "Al bakalım." Vincent bana bir havlu uzatıp başımın tepesinden öptü. "Her yanından ter damlarken son derece seksi olduğunu düşünmediğimden değil," diye fısıldadı flörtöz bir edayla göz kırparak. Göğsümde harekete geçip aniden havalanan o kelebekler? Ben onları çoktan daimi misafirlerim olarak görmeye başlamıştım.

         ...
  Donmuş çimlerin üstüne serilmiş battaniyenin üzerinde dirseklerinden destek alarak geriye doğru yatıyordu. 
 "Şunu bir doğru anlayayım. Ocak ayında, buz gibi soğukta piknik yapıyoruz, öyle mi?" Ellerim belimde, tepesinde dikilirken nefesim ılık bir buğu üfleyerek çıkmıştı.
Gözlüklerini çıkartınca, gözlerinde gördüğüm eğlence beni bir şenlik ateşinden bile daha fazla ısıttı. "Daha önce hiç yapmadığımız şeyleri yaparak geçireceğimiz bir gün olsun diye düşündüm. Ben hiç ocak ayında piknik yapmadım. Sen yaptın mı?"
           ...

 
   Yapanınız var mı? :) Çok merak ettim. Biz bir keresinde sınıfça yapmaya kalkışmıştık ama tam olay sabahında iptal olmuştu... Neyse dağıttım biraz, şu resimle toparlayayım.


En sevdiğim The CW serilerinden The Vampire Diaries'in başrollerinin bu kitaplarla resimlerini görünce daha bir ilgim arttı okuduğum seriye. Ve tabi bu resmin kilit noktası, en sevdiğim erkeklerden Ian'ın resimde olmasıdır. ;)

   Serinin üçüncü kitabı daha çıkmadı ya, inadına sanki ikinci kitap yürek hoplatan bir yerde bitti. Kitabın bitişinde yaşadığım heyecanı iki kitabın bütününde daha hiç yaşamamıştım. Ah, sinir bozucu...
   Until I Die, benim için 4 ile 5 puan arası bir yerde. Bu yüzden Until I Die'a hiç çekinmeden 4,5 puan veriyorum! Tavsiye de ediyorum tüm romantiklere ve paranormalcilere; hele de benim gibi duvarınızda harika bir la Tour Eiffel resmi asılıysa, okumak bambaşka bir ülkede hissettirecek kendinizi... :)

2 yorum:

  1. Ian'ın bakışları "ne günah işledim de buraya seksi görünmek için geldim." diyor :P

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahh onun istese bile seksi görünmemesi mümkün değil Mervecim. (: Bi' Ian bi' de Manu Bennett doğal seksi.

      Sil