9 Mayıs 2013 Perşembe

Sende Kendimi Buldum / Reflected in You - Sylvia Day

Kabusları kabus yapan, insanı hazırlıksız yakalamalarıdır.
En kırılgan olduğunuz zamanları bulup
sessizce yaklaşırlar ve tamamen savunmasız olduğunuz
bir anda ortalığı yıkıp geçerler.
Ve bunlar siz uyurken olmak zorunda değildir./
syf. 265
"Şanslısın. Ancak kız arkadaşları ya da karıları olan erkeklere kısmet olan bir sıkıntıyı yaşama şansına eriştin."
"Şanslıyım tabii. ... Ve belki de, eğer gerçekten şanslıysam, yarın kendini daha iyi hissedersin ve beni yeniden seversin." / syf. 61
   Ahh... İşte Gideon Cross'u sevme nedenim. Adam hem çok yakışıklı hem çok seksi hem de çok yürek burkan laflar ediyor.
   Sylvia Day'in Crossfire üçlemesinin ikinci kitabı Reflected in You, ilk kitap Bared to You'nun kaldığı yerden devam ediyor ve onu tamamlayarak seriyi daha iyileştiriyor. Kitaplarda üçleme değil de sanki 1000 sayfalık bir eser olarak yazılıp üç cilde bölünmüşlük havası var.
   Alanında oldukça iyi bir eser; romantik-erotik sahneler gayet göz doldurucu. Kitabın en sevdiğim yanı, aldatılmışlık hissi ve kıskançlık tepkilerinin tasavvuru. Sylvia Day kesinlikle kıskançlık anını çok yerinde tasvir ediyor; o planlanıp yazılmış tepki havası kesinlikle yok. Eva'nın tepkileri, bir çok kızın verdiği ama vermemiş olmayı dilediği tepkilerin birebir aynısı.
   Bu yüzden Sende Kendimi Buldum bana göre 5 puanlık bir kitap.
   Serinin ikinci kitabında Gideon'ın sırları nihayet çözülmeye başlıyor. "Senin için adam bile öldürürüm, sahip olduğum her şeyden vazgeçerim senin için... ama senden asla vazgeçmem." diyerek, zaten kalbimizde olan o mükemmel aşık koltuğuna iyice yerleşiyor.
   Benim tatlı Cary'm ise yine tam formunda:

"Yavru köpeğin az önce ölmüş gibi görünüyorsun bebeğim." / syf. 250

"Keşke birbirimizi becermeyi isteseydik. Mükemmel olurduk." / syf. 308  


   Ahh bayılıyorum bu çocuğa. Iıı.. Sylvia canım; bir tane Cary alabilir miyim lütfen? diyesim geliyor kitabı her karıştırışımda. Ama bu sefer Eva'nın da Cary'den aşağı kalır yanı yok.

"Nerden çıktı bu parmak gösterme olayı bugünlerde?" 
"Ne? O hareket bir klasiktir." / syf. 326

   

    Evet! Hareket çekti! Pişman değil! yine olsa yine yapar!
 Çünkü canı yanıyor. Çünkü Gideon onu üzdü. Ve bilin bakalım Sevgili Eva hangi cadoloz yüzünden keçileri sıyırıyor? Eveeet, bildiniz; Corinne Giroux kaltağı yüzünden. Nefret ettim her anından... Eva'yla bütünleştim bu sefer kitapta. Damn it! Kendimi aldatılmış gibi hissediyorum. :S



 Telefonu kapatıp yatağımın üstüne bıraktım. Duşa doğru giderken giysilerimi çıkardım ve Gideon'ın verdiği yüzüğü tezgahın üstüne bıraktım. Suyu dayanabileceğim sıcaklığa getirip uyuşmuş bir halde duş kabininin zemine oturdum.                                                                           Elimde hiçbir şey kalmamıştı artık. / syf. 298 

   İşte bu  paragraf var ya, yaşadım resmen ben burayı ya... Oof off.. Çok acınaklı...
   Ve işte bunlar da benim favori sahnelerim! :)

(Çift terapisindeyken) "... Haftada kaç kez sevişiyorsunuz? Ortalama olarak."   
Yüzüm yanıyordu. Gideon'a baktım, o ise karşılık olarak pis pis sırıttı bana. 
"Şey..." Kederle büzüldü dudaklarım. "Çok." 
"Her gün mü?" Başımı olumlu anlamda aşağı yukarı sallarken huzursuzca bacaklarımı oynattığımı gören Doktor Petersen'ın kaşları kalktı. "Günde birkaç kez mi?" 
Gideon araya girdi: "Ortalama olarak." / syf. 58


"Bay Cross'a söyle, bundan böyle onun ulaştırma hizmetlerine ihtiyacım olmayacak." Kapıcının durdurduğu taksiye doğru ilerlerken durup geri döndüm. "Ve ayrıca ona siktirip gitmesini söylediğimi de ilet lütfen." / syf. 270  (Ama bunu çok pis hak etmişti biliyor musunuz?)

   Sende Kendimi Buldum'u çok pis tavsiye ettiğim çok belli oluyor mu? Her neyse. Okuduğum ve yorumunu yazmadığım daha yarım düzine kitabımdan herhangi birinin yorumunda görüşmek üzere! Hoşçakalın!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder