20 Mart 2013 Çarşamba

Benim İçin Öl / Die For Me - Amy Plum


   Amy Plum'ın paranormal üçlüsünün ilk kitabı Die For Me'yi saat iki itabariyle 24 saatlik sürede bitirmiş bulunuyorum. Her ne kadar son günlerde Onyx'i okumak için baştan çıkmış ve çıldırmış halde de olsam, kitaptan zevk almayı başarabildim.
 
   Hikaye, Amy Plum'ın Paris sokaklarında yarattığı paranormal dünyada on altı yaşındaki Amerikalı Kate ile geçiyor. Anne ve babası ölen Kate ve iki yaş büyük ablası Georgia, Fransa'daki dedelerinin yanına yerleşiyorlar. Georgia bir parti kızı, acısını susturabilmek için gece klüplerinden çıkmıyor. Kate ise içe dönük bir kız, acısını düşünmemek için sürekli kitap okuyor. Kitap okumak için sürekli gittiği cafede bir yakışıklı ilişiyor gözüne, ve yakışıklı Vincent olanca romantikliğiyle kızımızın gönlünü kazanıyor. Vincent gizemli bir delikanlı. Bir an için Pont des Arts Köprüsü'nde Kate'in beline sarılmışken, başka bir an birden Underworld'deki metro sahnesini anımsatan bir aksiyonun içinde buluyorsunuz onu. Ancak Kate eğer bir ilişkiye başlayacaksa sırların olmaması gerektiğini düşünüyor ve Vincent'ı takip ediyor. Gördüğü şey ise; Jules'un bir adamı metronun altında ezilmekten kurtardığı son saniyelerde Vincent'a bilmem kaç tonluk metronun altında ezilmeden önce çaktığı sakin bir selam. Buraya kadar her şey normal kapsamı içinde. Anormallik, bir kaç hafta sonra Picasso Müzesi'nde Jules'u görünce başlıyor.

   İşte bir milyon avroluk soru! Onlara neler oluyor?

   Kitaba 5 üzerinden en az 4,5 veriyorum. Belki de 5? Bütün hikayelerin birbirine benzediği hissine kapılmaya başladıysanız benim gibi, bu kitap size iyi gelebilir. Amerika temasına ve Amerikan gayriresmiyetine sıkı sempati besleyen biri olmama rağmen, romantik Paris sokaklarında geçen bu dolu dolu aşk, bana voilà! dedirtti. Kendini Fransa'nın kendine has binalarının arasında ve herkesin zarif tavrılarla dolaştığı Paris sokaklarında hayal etmek bambaşka bi his zaten! Bu hikayede ilişkiye başlamadan oluveren öpüşmeler yok ya da korkutucu veya dalga geçen laflar, kalp kırmalar yok. Bir Fransız centilmeninin olanca kibarlığıyla bir kızın kalbini kazanma çabaları var. Doyasıya aşk sahnelerine katlanabilenler için can istetecek kadar uygun dozda kibar ve mutluluk dolu bir aşk... :)

   Spoiler vermemek için dile getirmiyorum ama bu kitaptaki olağanüstü durum, adına pek rastlamadığımız bir şey. Bu yüzden okunmaya değer olduğunu düşünüyorum. Başka bir hikayeyle arasında henüz net bir benzerlik göremedim. (Ebeveynini kaybedince taşınan genç kız olayını artık saymıyorum.)

   Aslında bu değerlendirmelerden sonra Die For Me'ye 5 puan vermem gerekliydi; lakin ben Onyx depresyonuna girmiş halde Melez Sözleşmeleri'nden Melez'e başlayabilme umuduyla Kızılay'a yol almıştım ki kitapçım elime Safkan'ı verip Melez kalmamış dedi. Haliyle tüm gün süren homurdanma moduma girip SafkanMelez'den önce okumamak için kendime bu seriyi almış bulunuyorum. Yanlış duygusal modda başladım yani kitaba :/ Ama memnuniyetim, sizlerle paylaşabileceğim kadar büyük oldu.

   Bir Lux Serisi ya da Hush, Hush serisi kadar "bir gecede bitirmeliyim" çılgınlığını hissetmezsiniz belki ama, tekrar diyorum, okumaya değer :)
 
   Kitap kokulu öpücükler dostlarım! Until I Die'da buluşmak üzere! Esenlikler dilerim.