30 Nisan 2013 Salı

Sana Soyundum / Bared to You - Sylvia Day

   Bared to You, Sylvia Day tarafından yazılan erotik-romantik   Crossfire üçlemesinin ilk kitabı.
   Baş karakterler Eva ve Gideon sosyeteden iki sima ve birbirlerine karşı aşırı derecede çekim duyuyorlar. Ciddi olmayan bir şeye başlıyorlar ve bu yoğun çekim aniden aşka dönüşüyor. Ancak ikisi de geçmişlerinde aşk ve cinsellik açısından yaralanmış kişiler ve bu yüzden böyle bir ilişki onları zorluyor.
   Hoş bir kitaptı, sıkılmadım açıkçası. Çoğu yerde Elli Ton üçlemesine benzediğini, hatta daha iyi olduğunu yazmışlar ama ben Elli Ton Serisi'ni okumadığım için değerlendirme yapamayacağım.
   Diğer okurların aksine Eva'nın çıkıp gitmeleri beni hiç sinirlendirmedi, hatta fişeklemeye çalıştım Eva'yı :) Kıskançlık krizine girdiğimde benim de vereceğim tepki ya avazı çıktığı kadar bağırıp geri alamayacağım sözler etmek ya da bir kapıyı kıracak kadar sert çarpıp çıkmak olur çünkü. :) Bence her kız böyle yapmalı yani neden erkeklerin işini kolaylaştıralım ki?? :)
   Bence bir erotik roman için gayet iyiydi. Konusunu ilginç buluyorum; geçmişlerindeki yaralanmalar çok gerçekçi seçilmişti. Gerçi daha Gideon'ınkini öğrenemedim ama Eva'nınkini öğrenirken elimi ağzıma kapatıp şokla iç çektim. Arkadaşım konusunu sorduğunda ve ben bunu anlattığımda onun da tepkisi derin bir iç çekme ve ağzını kapatma oldu. (Asla okumayacağını bildiğim için söyledim; ben pislik değilim yani ;) )
   Eva'nın bir tanecik en yakın ve ev arkadaşı Carry ise ayrı bir tatlı. Onu sevmemi sağlayan ve hatta beni aşık eden; bana "Çeviride son nokta!" diye kahkaha attıran şu cümle için ise çevirmen Ayşe Kaya'ya teşekkür ederim:

"Haklısın. Küstah hödüğün teki belli ki. Verme de eli böğründe kalsın. Müstehaktır ona." / s. 43

   :)
   Çok yarım kalmış gibi hissettim kitabın sonunda. Hatta bir kaç sayfayı basmayı unutmuşlar mı ki diye tek tek arka sayfaları inceledim. :) Bir erotik roman olduğu için kitabın %60'ı seks tasavvurlarıyla dolu, bu yüzden biraz hikaye eksikmiş gibi gelebilir okuyunca ama seriyi tamamlayınca iyi bir olay örgüsü bulacağımıza eminim ben. Yani hikayeyi zayıf  sanıp gerilmeyin.
   Favori seks sahnem, kesinlikle garden partideki kaçamaktı.
   Yaşım tutmazken okuduğum romanı saymazsak -ki ben saymıyorum erotizmi kavrayacak bir yaş değildi- bu ilk erotik-romantik romanım.
   Puanım 3. Ya da-.. 3,5 ?
   Bir kaç sevdiğim satırı alıntılayıp yazıyı bitiriyorum dostlar. Kendinize iyi bakın!

Olamaz. Yanmıştım ben. Önümüzdeki günler, haftalar ve aylar boyunca seks tanrısının önünde tökezleyebileceğim, düşebileceğim, takılabileceğim, kayabileceğim ya da bir şeylere çarpabileceğim binlerce değişik sahne, bir film şeridi gibi hızla geçti gözümün önünden. / s. 36


Bir adım yaklaşıp elini yüzüme doğru kaldırdı. Geriye çekilmemek ve gözümü korkutmuş olma hazzını ona yaşatmamak için zorladım kendimi. Başarmağını ağzımın köşesine sürüp, sonra da kendi ağzına götürdü. Parmağını emdi ve mırıldandı: "Çikolata ve sen. Leziz." / s. 52

 "Arızalı kalabalıklar için de 'onlar ermiş muradına' denebilsin istiyorum. Haydi Eva, göster hepimize tatlım. İnandır beni." ... / s. 240

"Buraya benim için geldin değil mi? Beni nefret ettiğin bu yerden alıp götürmek için?"
"Senin için cehenneme bile giderim, Eva ve burası da ondan pek farklı sayılmaz benim için." / s. 272