3 Haziran 2013 Pazartesi

Mefisto / The Mephisto Covenant – Trinity Faegen

Eryx bir kanserdi ve insanlığı iyileştirmek mümkün değilse,
 hastalığı yok etmek için elinden geleni yapabilirdi. / syf. 284


Mefisto: Tanıtım + Yorum 


   Tanıtım:
   Veee Trinity Faegen’ın Mefisto Akdi Serisi’nin ilk kitabı Mefisto’yu da bitirmiş bulunuyorum. Seri, DEX’ten çıkıyor ve Melis Özben tarafından çevrildi. Mefisto, Cehennem’e ruhları götüren bir kara melek olan Mefistoteles ve ruhu Cennet’e ait olan Havva’nın kızı Aurora’nın soyundan gelen bir kız, yani  Anabo olan Elektra’nın oğullarına verilen ad. Mefistolar, Dünya’daki iyi ve kötü arasındaki seçimde özgür iradeye inanmayan ve bu açıdan Lucifer’den bile daha büyük bir felaket olan Eryx’e karşı özgür iradeyi koruyabilmek için bin yıllardır savaşıyorlar. İnsanların ruhlarını Eryx’e satmalarına engel olamasalar bile, Eryx’in o ruhlardan faydalanmaması için onları yok etmeliler. Ancak Mefistolar Cehennem’de doğdular. Onlar Cehennem’in Çocukları. Varlığın sonu geldiğinde Cehennem’e gidecekler. Fakat Tanrı’yla bir anlaşma yaptılar; yeryüzünde kendilerini sevebilecek tek varlık olan Anabolarını bulup, onları gerçekten severlerse, Tanrı onlara da elini uzatacak ve onların da Cennet’e gitmek için bir şansları olacak. 
   Sasha, Jax’in Anabo’su. Ancak birkaç sorun var: Sasha’yı Eryx’ten koruyabilecekler mi? Sasha, Jax’le kalmayı isteyecek mi? Ve Jax, Sasha’yı gerçek aşkla sevebilecek mi?..

“Bir zamanlar her şey olanın parçasıyım,Işığa can veren karanlığın parçasıyım…”Mefistoteles, Goethe’nin Faust adlı eserinden
  
   Yorum:
   Ayartmalardan esirgenmiş kutsal bir ruh Sasha. Jax de tam tersi. İlgi çekici bir öykü. Her ne kadar Sasha’nın tepkileri bir Anabo olması üzerine tasarlanmış da olsa beni gıcık etti yer yer. Spoiler vermek gibi olmasın (:P), Brett’le sorun yaşadığı o geceyi bilirsiniz siz okuyanlar, arkadaş ben olsam çoktan Jax’e yerleşmiştim, tamam Chris’i orda tek başına bırakamazsın da, oraya dönmek hangi akla hizmet etmek oluyor ben çıkaramadım. O zaman Chris’i de alıp otele yerleştirmelerini iste seni be mübarek .  Resmen “Hadi benim Anabo olduğumu anlayıp beni öldürüün!”  diye bağırıyor. Hiç anlayamadım ben bu kitapta bu olayı, valla bakın. Yani tamam, Jax’e yerleşmek geri dönüşsüz ve Sasha’nın da tercih etmediği için yapmayacağı bir şey olabilir, ama koskoca Amerika’da tüm oteller mi kapandı, yoksa ayartmalardan esirgenmiş kutsal bir ruh olmak demek, aynı anda kendini koruma içgüdünü de kaybetmek mi demek, anlayamadım.
   Bir de ilk öpüşme olayı çok paldır küldür oldu. Yani çok çalakalem bir bölümdü bence orası. Hayatında ilk kez gördüğün biriyle birkaç saat harika vakit geçirdikten sonra öpüşebilirsin, ama bizim bunu hissetmemiz, ne olduğunu anlamamız, içimizin gıcıklanması (=P) falan fişman gerekiyordu.
   Hani değişim yaşarken kendine pek hâkim olamıyordu da Phoenix’e çattı ya, o gerçek bir kız olsaydı, kafasını masaya vurup yumurta kadar bir yumruyla gezmenin güzelliklerini öğretirdim ona. Herifin işi gücü yok bir de senin zırvalaman yüzünden üzüldü. Her neyse artık… Sasha’yı çok sevmedim anlayacağınız.


   Bu Seri Elime Nasıl Geçti?
   Seriyi nasıl aldığımı anlatacak olursam, uyduruk bir dergideki birkaç romanın reklamını yapmak için hazırlanmış uyduruk bir bulmaca vardı. En bayıldığım ve “İşte beenn, benn!” diyerek okuduğum roman Obsidiyen olmasına rağmen, ne şekilde cevap verirsem vereyim harika bir gerçek aşk hikâyesi olan Mefisto’nun tam bana göre olduğunu söyleyip duruyordu. Ben de, demek ki bu seriyi seveceğim, diyerek aldım. Çok uzun süre de okuyasım gelmemişti zaten. Ve de gördüm ki hiç de öyle harika bir gerçek aşk hikâyesi falan değil. Doğru kelime; gerçek aşktan kaçma olabilirmiş.


   En fazla 3 puan. Fazla bile. Hıh.