4 Haziran 2013 Salı

Gezi Parkı Olayları ve Üzücü Sahneler


Gezi Parkı Eylemleri, Birikmiş Bir 'Dinlenilmeme'nin Tepkisidir




   Öncelikle belirtmeliyim ki Gezi Parkı Olaylarını destekliyorum. Eğer kapalı olduğum için AKP'li denilerek hırpalanma riskim olmasaydı (ki üzücü şekilde bu bir arkadaşımın başına geldi), Ankara'ya döndüğümde ben de eylemlere katılırdım. Bu yüzden de desteğimi ve eleştirilerimi internet üzerinden dile getiriyorum.


   Gördüğünüz bu büyük toplulukların tamamı, "AVM sizin olsun, bize yeşilimizi bırakın" diye bas bas bağıran milletimden bir topluluktur.
   Bir AVM'nin faydası halkadır, eğer halk istemiyorsa onu yapmak için "Biz kararımızı verdik." gibi bir cevap da neyin nesi? Sayın Erdoğan, üçüncü iktidarında olmasından ötürü halkın isteklerine kulak vermeden istediğini yapabileceğini ima ediyor çoğu zaman.    Sayın Başbakan bazen, ki bu bazen aslında genelliklenin kibarcasıdır, benim ülkemde benim milletimin çoğunluk oylarıyla o koltukta bulunduğunu unutup benim arzu ve taleplerimi görmezden gelebileceği sanısına kapılıyor. Eğer ben istersem yaparsın, ben istemezsem yapmazsın. Demokrasi, bu demektir ve bizim o koltuğa birini oturtma sebebimiz, bizim toplu olarak istediklerimizi bizim adımıza yapma yetkisini vermemizdir. Tabi ki zamanla ufukta görünen milletin arzu ve taleplerini yerine getirme gayesi değil de sadece koltuk olursa, sizi oraya oturtmak için oyunu verip sonra da derdini dile getiren vatandaşın anası sakatatçıya da yolanır, oy veren milletin çoğunluğunu oluşturan öğretmenlere oylarına ihtiyaç olmadığı da söylenir, alınan mesajın içeriğine imalarda bulunulup "Biz kararımızı verdik, yapacağız," söylemlerine de devam edilebilir. Haklısınız. Haklısınız, suç halkın.
Gezi Parkı Eyleminin yurtdışındaki destekçilerinden bir kesit

Bence Sayın Erdoğan olayların önemini kavrayamadı. Bugün olayların 8. günüydü ve hiç de Sayın Başbakanın belirttiği gibi azalmaya başlamış görülmüyor.Eylemlere yurtdışındaki Türklerden ve Çevrecilerden de destek gelmekte. Yurtdışındaki tüm destekçilere, duyarlılıkları için gönülden müteşekkirim. 
Bu olaylar ülkenin her yanına yayılmış durumda. Eğer biraz daha büyüse ülkemiz etkilerini nihayet üstünden attığı o ihtilal yıllarına geri bile dönebilir. Bunun bir başlangıç olmasından, nasıl bu kadar cahil cesareti gösterircesine rahatsız olmayabiliyor Sayın Başbakanımız, aklım buna endişeli bir vatandaş olarak ermiyor.

Taksim Gezi Parkı Olayları'na polis müdahalesi görüntüleri


Polislerin olaylara müdahalesi, yine hiç yakışık almadı, yine refah seviyesi bizden yüksek ülkelere karşı yüzümüzü kızarttı. John Kerry'den bile bir uyarı aldı  polis müdahalelerinin şiddeti. Demokrasilerin en güzel tarafı, elimizde hiç bir şey kalmasa dahi, fikrini dile getirme özgürlüğünün kalmasıdır. Bilmem, anlatabildim mi (?)...




   Yaralananlar, fütursuzca insanların üstün sıkılan gazlar, ölen vatandaşlarımız... Ailelerine baş sağlığı dilerim. Ve gözünü kaybeden vatandaşın şimdi hayatı boyunca bu acısını nasıl dindirebileceğimizi sorarım sizlere? 
Samsun, Gezi Parkı Eylemleri

  
 Ta Beşiktaş'tan Taksim'e kadar rüzgarla taşınabilecek kadar bolca insanların ciğerine çekip hasta olmalarına neden olabilecekleri ve zaten gaza maruz kalanların günlerce yataktan çıkamadıklarını bildiğimiz biz gazdan söz diyoruz. Peki ya vatandaşın direkt üstüne sıkılan tazyikli suya ne demeli? En masum püskürtme aracı olarak sıkça kullanılıyor ama o kadar yüksek bir tazyike sahip ki, direkt kafasına gelse bir adamın gözünü çıkarabilir, ve hatta belki göğsüne gelse kalbini bile durdurabilir!
   Demem o ki, insanların istemedikleri bir şeyin yapılmamasını sağlamak için dikkat çekmeye çalıştıkları eylemlerde, polisin kendi halkına şiddet göstermesi niyedir? ...

   Polise gösterilen şiddeti desteklediğim de sanılmasın. Benim tepkim polise şiddet gösterilse de gösterilmese de polisin eylemciye şiddet göstermesine. Eylemlerde polise gösterilen şiddeti desteklemediklerini belirtmek için Ülkücülere 'eylemlerden çekilin' çağrısında bulunan D. Bahçeli'yi de, olayların isyana giden yolda vahimleşmesini engelleyici bu tavrından dolayı takdir etmekteyim. Ayrıca Sayın Başbakan'ın Sayın Cumhurbaşkanı'nın "mesaj alındı" imasını hiçe sayışından dolayı da ciddi şekilde rahatsızlık duyuyorum. Sesimizi dinlediği için Sayın Cumhurbaşkanı'na müteşekkirim. Ve belirtmeliyim ki, hayatımda ilk kez ana muhalefet lideri K. Kılıçdaroğlu'nun sözlerine katıldım. Müteşekkir oldum, neredeyse bütün sözlerini haklı buldum ve saygıyla dinledim.

   Gelin sağduyulu olalım. Ve ölümü görüp sıtmaya razı olmayalım.