15 Mayıs 2014 Perşembe

#Soma Faciası

Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Hür İlahiyatçılar Öğrenci Topluluğu Soma Faciası ile İlgili Basın Açıklaması Yaptı


   Ankara İlahiyat öğrencileri olarak ulkemizin siyasilerinin ulkemizde ulusal yas ilan edilmesi ile sonuclanacak kadar buyuk olan yasadigimiz bu faciayi, kaderin cilvesi veya ne yuce ölümler bunlar gibi yarim elma gonul alma cumleleriyle özür dilemek yerine geçiştirilmesine tepkiliyiz. İhmalin sonucunun Tanrı'ya fatura edilemeyeceğini, her belanın dünya üzerinde en az bir sorumlusunu olduğunu biliyor ve insanların tersine ikna edilmesine göz yumamıyoruz.
   Yapılan basin aciklamamizi okuyucularimla paylasiyorum. Ayrica sozlerimize ve eylemimize gosterdikleri destek icin Hadis Anabilimdalı'ndan Prof. Dr. Hayri Kırbaşoğlu'na ve Kelam Anabilimdalı'ndan Prof. Dr. İlhami Güler'e destekleri için teşekkür ederim.



Basın Açıklaması

Ankara Üniversitesi  İlahiyat Fakültesi öğrencileri olarak Soma'da gerçekleşen ve hepimizin yüreğini yakan acı olayı bütün ülkeyle paylaşıyoruz. Öncelikle olayda hayatını kaybeden işçilerimize Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır ve yaralı olanlara acil şifalar diliyoruz. Sanayileşmenin zirveye ulaştığı günümüzde sistemin çarkını alın teriyle döndüren, verdiği emeğin karşılığını ömrüyle ve bazen de canıyla ödeyen işçi kardeşlerimizin başına gelen bu olay ‘kader’ kavramının altına sığınılarak açıklanamaz.
2012 yılında yalnızca maden sektöründe 81, 2013 yılında toplamda 1235 emekçinin bu ve bu gibi olaylarda hayatını kaybetmesi üzerine yetkililer ihmal ve sorumluların tespiti yerine, olayı asıl sebebinden saptırarak kadere ve dolayısıyla ilahi takdire bağlıyor. Bu biz ilahiyatçılar için kabul edilemez. İslam tarihinde Emevi doktriniyle bugüne kadar ulaşan bu kader anlayışı maalesef ki yaşadığımız olaylardan ders çıkarmamıza ve tedbirler almamıza engel oluyor. Zira başımıza gelen her felaketin faturası Allah'a kesilerek büyük bir yanlışın içine düşülüyor.
Bu faciada adı geçen şirketin gerekli tedbirleri almaması, iş güvenliğini sağlayamaması,  ucuz malzeme kullanması bu felakete davetiye çıkarmıştır. Bundan dolayı bizler ilahiyat fakültesi öğrencileri olarak kulun tedbirini önceleyerek, bu işin ilahi takdir olmadığını, bu kadar eve ateşi 'kaderin' değil kapitalist sistemi kendi eliyle döndüren ihmalkâr sermaye babalarının düşürdüğüne dikkat çekmek istiyoruz. Ve hiçbir siyasi ideolojik mesaj barındırmadan sesimizi yükseltiyoruz.

Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi olarak bugün yapılacak bütün programlarının iptal ederek bu olaya sessiz kalmadığımızı göstermiş oluyoruz.

"Tedbirde hata eden takdiri bühtan eder" demiş büyükler. Ve aynı zamanda Mehmet Akif’in sözleriyle bitirelim:

‘Kadermiş’ öyle mi? Haşa, bu söz değil doğru;

Belanı istedin Allah da verdi… Doğrusu bu.

Rabbimiz şu an ellerimizi açtık ve senin rahmet kapına yöneldik. Dualarımızı kabul eyle.

Evlerine ekmek götürmek için yola çıkmış olan kardeşlerimizin başlarına gelen musibeti en kısa zamanda def eyle ya Rahim.

Ülkemizin ve halkımızı bir daha böyle bir musibetle imtihan etme ya rabbi.

Acılı ailelere sen sabırlar ihsan eyle, ölenlerimize rahmet eyle ya rahim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder